Rusya Federasyonu’nun stratejik hava gücünün bel kemiğini oluşturan ve “beşinci nesil” unvanıyla öne çıkan Su-57 savaş uçağı, Moskova bölgesinde gerçekleştirdiği rutin bir eğitim uçuşu sırasında düştü. Kaza anında hızla müdahale eden pilotun fırlatma koltuğunu kullanarak başarıyla kurtulduğu ve sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.
Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan ilk açıklamalara göre, olayın kalkış sırasında meydana geldiği ve öncelikli olarak teknik bir arızadan kaynaklandığı tahmin ediliyor. Uçağın mühimmatsız bir konfigürasyonda uçtuğu ve yerleşim yerlerinden uzak bir bölgeye düşmesi sayesinde karada herhangi bir can kaybı veya maddi hasar meydana gelmediği teyit edildi. Kazanın kesin konumu hakkında yapılan ilk paylaşımlar Moskova Nehri civarındaki Lutsino köyü yakınlarını işaret etse de, resmî makamlar bu bilgiyi henüz doğrulamadı.
Ancak bu olay, Su-57 programının tarihinde karşılaştığı ilk aksaklık değil. Hatırlanacağı üzere, uçağın T-50 adıyla test edilen beşinci prototipi, 10 Haziran 2014’te iniş esnasında çıkan motor yangınında ciddi hasar görmüş, pilot yara almadan kurtulmuştu. Daha da önemlisi, seri üretim bandından çıkan ilk Su-57, 24 Aralık 2019’da Habarovsk bölgesindeki fabrika test uçuşu sırasında düşerek programın ilk tam kaybını yaşamıştı. O kazada da pilotun emniyetle tahliye olduğu kayıtlara geçmişti. Son olarak, 8 Haziran 2024’te Ukrayna, Akhtubinsk Hava Üssü’nde bir Su-57’yi insansız hava aracı (İHA) saldırısıyla vurduğunu iddia etmiş, Rus kaynakları uçağın şarapnel hasarı aldığını belirtse de bu iddia programın güvenlik zafiyetleri üzerine yeni sorular doğurmuştu. Bu tekrarlayan vakalar, Rusya’nın amiral gemisi beşinci nesil savaş uçağı programının, hem teknik hem de operasyonel olgunluk açısından hala zorluklarla karşı karşıya olduğunu gözler önüne seriyor.
Sukhoi tarafından geliştirilen Su-57, hava, kara ve deniz hedeflerine karşı çok yönlü görev icra edebilen, gelişmiş bir beşinci nesil muharip jet olarak tasarlandı. Düşük radar kesiti sağlamak amacıyla aerodinamik olarak optimize edilmiş gövde yapısı, silahlarını dahili bölmelerde taşıyabilme yeteneği, AESA radar, elektro-optik hedefleme sistemleri, gelişmiş elektronik harp süitleri ve sensör füzyon teknolojileri, uçağın envanterdeki yerini sağlamlaştırmayı hedefliyor. Yaklaşık 19.7 metre uzunluğunda ve 14 metre kanat açıklığına sahip olan Su-57, 35 tona varan azami kalkış ağırlığıyla 2100 km/s hıza ulaşabiliyor ve 20 bin metre irtifada görev yapabiliyor. Geniş bir mühimmat yelpazesini, hava-hava ve hava-yer füzeleri ile güdümlü bombaları dahili ve harici istasyonlarda taşıyabilen uçak, ayrıca 30 milimetrelik bir topa da ev sahipliği yapıyor. İlk uçuşunu 2010’da gerçekleştirmesine rağmen, bu iddialı platformun seri üretimi hedeflenen seviyelerin altında seyrediyor ve son yaşanan kaza, uçağın operasyonel güvenirliği ve üretim süreçleri hakkındaki tartışmaları yeniden alevlendiriyor.
