Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayiindeki yerli motor teknolojileri vizyonuna yön veren TRMOTOR, millî turbofan motor projesi TF35000 için yürüttüğü alt sistem geliştirme çalışmalarında stratejik bir virajı daha geride bıraktı. SAHA EXPO fuarında imzalanan yeni iş birlikleriyle birlikte, motor alt sistemleri ve test altyapılarında yerli mühendislik kabiliyetlerini üst seviyeye taşıyacak yeni bir dönem resmen başladı.
Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda titizlikle sürdürülen TF35000 Millî Turbofan Motor Geliştirme Projesi, alt sistem seviyesindeki tasarım çalışmalarının olgunlaşmasıyla yeni bir boyut kazandı. Bu kapsamda, kritik ekipman ve ürün geliştirme süreçlerine büyük bir hız verildi.
SAHA EXPO’da gerçekleştirilen imza törenleri, TF35000 projesinin teknik süreçlerini bir üst aşamaya taşıdı. Yapılan stratejik anlaşmalar doğrultusunda, motorun en hayati bileşenleri arasında yer alan şu alt sistemlerde ürün geliştirme faaliyetleri resmen başlatıldı:
Önümüzdeki süreçte, bu kritik alt sistemlere ait ekipmanların detaylı tasarımları, prototip üretimleri, test ve doğrulama faaliyetleri tek tek hayata geçirilecek.
Gelişmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulunan TRMOTOR Genel Müdürü Prof. Dr. Osman Saim Dinç, havacılık ekosisteminin güçlenmesine vurgu yaptı. Dinç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
”TF35000 motorunun geliştirme sürecinde yürüttüğümüz alt sistem çalışmalarıyla özgün güç sistemleri ekosistemindeki ilerlememizi kararlılıkla sürdürüyoruz. SAHA EXPO’da gerçekleştirdiğimiz imza töreniyle; kritik alt sistem ve test altyapıları alanlarında önemli iş birliklerini hayata geçirdik. Önümüzdeki dönemde de bu kapsamda yeni sözleşmeler imzalamaya devam edeceğiz.
Hayata geçirilecek bu geliştirme projeleri, yalnızca motorun gelişimine değil; Türkiye’de özgün ve millî motor teknolojileri ekosisteminin güçlenmesine ve farklı firmaların mühendislik kabiliyetlerinin ortaya çıkmasına da katkı sağlayacak.”
TRMOTOR, bu hamleleriyle millî motor teknolojileri alanında adeta bir lokomotif rolü üstlenirken, Türk savunma sanayiinde faaliyet gösteren diğer firmaların da teknik yetkinliklerinin artırılmasını hedefliyor.
2017 yılında Savunma Sanayii Teknolojileri A.Ş. tarafından kurulan ve 2021 yılı itibarıyla yüzde 100 TUSAŞ iştiraki olarak yoluna devam eden TRMOTOR, Türkiye’nin havacılık ve savunma alanındaki motor bağımsızlığını sağlama misyonunu taşıyor.
“Güç Bizimle Başlar” felsefesiyle hareket eden şirket, sadece ana motor projeleriyle değil, havacılık dünyası için kritik bir diğer ünite olan Yardımcı Güç Ünitesi (APU) tasarım ve üretimi konusunda da Türkiye’yi geleceğe taşımaya devam ediyor.
Türkiye’nin denizlerdeki millî mühendislik gücü STM, Portekiz Deniz Kuvvetleri için inşa ettiği Denizde İkmal ve…
Türkiye'nin Savunma Sanayii'nde Devrim: ANKA-3 Jet Motorlu İnsansız Savaş Uçağı Göklere Veda Ediyor!Türkiye'nin savunma sanayii,…
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), insansız savaş uçağı (İSİHA) ANKA-3'ün üretiminde kritik bir dönüm…
Giriş: Geleceğin Savaş Teknolojileri ve Türkiye'nin Vizyonu Geleneksel kinetik mühimmatlara kıyasla çok daha yüksek hız,…
Türkiye, savunma sanayisinin son yıllarda odaklandığı alanlardan biri olarak elektromanyetik silah (EMS) teknolojisine ciddi yatırımlar…
Türk savunma sanayiinin öncü mühendislik şirketi STM, Ateş Serbest-2026 Tatbikatı’nda milli İHA sistemleriyle gövde gösterisi…