Türkiye insansız hava araçları konusunda oldukça gelişmiş bir alt yapıya sahip. Avrupa’da da geçmişte İHA girişimleri olsa da başarılı olunamadı. Son başarısızlık örneği ise ABD ile Almanya’nın 800 milyon dolar harcayıp müzeye kaldırdığı İHA sistemi olmuştu.
Ancak Avrupa’nın başarısız İHA geliştirme çalışmaları sadece bununla sınırlı değil. İlk kez 2009’da sergilenen ve Airbus’ın üreticisi olan EADS tarafından üretilmesi için çalışmalarına başlanan Talarion İHA projesi istenilenin alınamaması üzerine yeni ortaklıklarla ilerletilmek istendi.
Yeni partner arayışlarında İHA sektöründe önemli bir konuma sahip olan Türkiye ilk seçenek oldu. EADS ile TUSAŞ arasında 2011 yılında tasarım ve geliştirme üzerine bir anlaşma imzalandı. Kendi İHA ve SİHA’larını geliştiren Türkiye bu İHA sistemi için herhangi bir sipariş vermedi. Ancak TUSAŞ projede bazı parçaların üretimini ve satışını yaparak kazanç sağlayacaktı. Yapılan ortaklıkla Talarion, European Aeronautic Defence Space (EADS) tarafından Fransa, Almanya ve İspanya için tasarlanıp üretilecek bir orta irtifa uzun süreli (MALE) insansız hava aracıydı.
Ancak hava aracı hakkında en son bilgiler ne yazık ki yeterli değildir. Airbus tarafından yapılan son değerlendirme bilgisinde “Avrupa Talarion yeni nesil İnsansız Hava Sistemine (UAS) olan bağlılığının sürekli altını çizen Cassidian, programda yakın işbirliği kurmak için Türk Havacılık ve Uzay Sanayii ile anlaşma imzaladı. Fransız Savunma Tedarik Ajansı (DGA), Fransız Ordusu için DRAC sistemi için ek siparişleri onayladı. İkinci çeyrekte MBDA, DGA tarafından gerçekleştirilen SCALP Deniz seyir füzesinin ilk denizaltı fırlatmasını kaydetti. Sipariş alımı 1,8 milyar Euro’da sabit kaldı” ifadeleri yer almaktadır.
Talarion hedeflenerek üretildiği 3 ülkeden de sipariş alamayınca geliştirilmesiyle kalmıştır. Şirket aracı başka ülkelere satmayı amaçlasa da şuana kadar bir satış gerçekleştirilemedi.


Çok şükür ki ülke olarak Dünya’nın önüne geçebildiğimiz bir teknolojimiz var artık. Allaha binlerce kez şükürler olsun.