İran ile İsrail ve ABD arasındaki gerilim, uzun yıllardır süregelen bir “vekalet savaşı” olsa da, doğrudan askeri çatışmalar ve kapsamlı harekatlar son iki yılda son raddesine ulaştı ve artık bir doğrudan savaşa evrildi.
| Kategori | ABD (Tahmini) | İsrail (Tahmini) |
|---|---|---|
| Günlük Operasyonel Maliyet | 1 – 1.4 Milyar $ | 500 Milyon – 1 Milyar$ |
| Son 12 Günlük Toplam | ~16.5 Milyar $ | Bilinmiyor (Yüksek) |
| 2023’ten Bu Yana Askeri Yardım | 21.7 Milyar $ | ( |
Not: Bu rakamlar sadece askeri harcamaları içermektedir. Petrol fiyatlarındaki artış ve küresel ticaret rotalarındaki (Hürmüz Boğazı gibi) aksamaların dünya ekonomisine verdiği dolaylı zararlar bu rakamların çok üzerindedir.
İran için bu savaşın maliyeti, ABD ve İsrail’in operasyonel mühimmat giderlerinden çok daha derin ve yıkıcı bir boyutta. İran, sadece askeri harcamalarla değil, aynı zamanda temel altyapısının tahribi ve ekonomisinin felç olmasıyla karşı karşıya kalıyor.
Askeri hedefler ve üsler ile teknoloji merkezlerinin yok edilmesi İran’ın geriye gitmesine neden oluyor. Özellikle donanmasının büyük kısmının yok edilmesi caydırıcı güç çarpanını büyük oranda düşürmüş durumda.
İran’ın hava savunma sistemlerinin yok edilmesi ve savaşın ilk anlarında ve haziran 2025 de de etkinlik gösterememiş olması İran’ın imajı ve kapasitesi hakkında kötü bir görünüm sunuyor. Savaşın başından beri ülke hava sahasının düşman unsurların aktif kullanımında olması ve hedeflerin kritik tesislerin bu denli kolay vurulması İran açısından trajik bir sonuç doğuruyor.
İran’da bir rejim değişimi sağlanamasada yeniden güçlenmesi ve kaybettiklerini yerine koyması için onlarca yıl gerekiyor. Bu hasar bölgede Türkiye’nin işine yarayacaktır ancak bu fırsatı İsrail’de değerlendirmek isteyecek ve Türkiye’yi olası yeni hedefi olarak görmek için çaba sarf etme olasılığı ortaya çıkacaktır. Bu nedenle İran’ın durumundan ders çıkartarak katmanlı hava savunma sistemimizi hızla kurmalı ve halihazırda devam eden savunma sanayi projelerin de motorlar dahil yüksek yerlilik oranına ulaşarak üretim kapasitemizi arttırmalıyız. Bölgesel bir güç olan Türkiye bu savaşın ardından çok daha etkin ve caydırıcı bir güç olarak ortaya çıkabilir.
ABD bu saldırıların ardından körfez ülkelerini koruyamayarak kendi haline bıraktı. Bunu gören ülkeler ilerleyen süreçte Türkiye ile ortaklıklarını geliştirmek isteyebilirler. Buda Türk Savunma Sanayi için finansman fırsatı doğurabilir. ABD bu savaşta koruyucu maskesini düşürmüş ve başarısız olmuş durumda.
https://www.youtube.com/watch?v=7XA9sbutCdI Bayraktar TB2 ve TB3 İş Birliğiyle İHA-122 Süpersonik Füze Başarıyla Test Edildi Türkiye'nin savunma…
Türkiye, son yıllarda savunma sanayiinde kaydettiği devrim niteliğindeki ilerlemelerle küresel çapta dikkatleri üzerine çekmeye devam…
STM, ekim-aralık döneminde dört kıtada düzenlenecek altı uluslararası savunma sanayii fuarında, millî savaş gemilerinden insansız…
Türkiye’nin denizlerdeki millî mühendislik gücü STM, Portekiz Deniz Kuvvetleri için inşa ettiği Denizde İkmal ve…
Türkiye'nin Savunma Sanayii'nde Devrim: ANKA-3 Jet Motorlu İnsansız Savaş Uçağı Göklere Veda Ediyor!Türkiye'nin savunma sanayii,…
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), insansız savaş uçağı (İSİHA) ANKA-3'ün üretiminde kritik bir dönüm…