SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar’ın açıklamalarına göre, bu yıl geçrekleştirilecek Saha EXPO 2026 fuarından elde edilecek tüm gelirler, ülkenin dört bir yanında, yani 81 ilde kurulması hedeflenen drone üretim ve eğitim merkezlerinin finansmanına ayrılacak.
Bu iddialı plan, savunma sanayii üretim modelinde köklü bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Bayraktar, bu girişimle Türkiye’nin her köşesinde “milyonlarca drone üretim kapasitesine” ülke genelinde ulaşmayı hedeflediğini vurguladı. Bu yaklaşım, geleneksel merkezi üretim anlayışının ötesine geçerek, potansiyel kriz ve çatışma senaryolarında dahi kesintisiz ve esnek bir üretim altyapısı kurmayı amaçlıyor. Kurulacak bu çok katmanlı tesisler, yalnızca drone üretimiyle sınırlı kalmayıp; aynı zamanda eğitim, test ve geliştirme faaliyetlerine de ev sahipliği yapacak.
Haluk Bayraktar, mevcut küresel çatışmalardan çıkarılan derslerin bu stratejinin temelini oluşturduğunu belirtti. Büyük ve merkezi üretim üslerinin kolaylıkla hedef haline gelebildiği günümüz harp ortamında, üretimin ülke geneline yayıldığı, dağıtık modellerin çok daha dirençli ve operasyonel verimlilik sağlıyor. Bayraktar, “Üretimin evlerde, küçük atölyelerde, 3D yazıcılar ve basit prototipleme sistemleri aracılığıyla dahi gerçekleştirilebilmesi, sahada beklenenin üzerinde etkili sonuçlar doğurabiliyor,” sözleriyle bu modelin gücüne dikkat çekti.
Bu durum, muharebe alanlarının sadece yıkım değil, aynı zamanda hızlı inovasyonun da tetiklendiği bir zemin haline geldiğini gözler önüne seriyor.
Bayraktar, Rusya-Ukrayna Savaşı gibi güncel örneklerin, bu dönüşümün doğrudan bir gereklilik olduğunu gösterdiğini kaydetti.
Türkiye’nin bu alanda halihazırda önemli bir birikime sahip olduğunu belirten Bayraktar, ülkenin son yıllarda oluşturduğu güçlü savunma sanayii ekosistemi ve geniş alt yüklenici ağının, bu büyük projenin hayata geçirilmesi için sağlam bir zemin sunduğunu dile getirdi. Yeni kurulacak merkezler, mevcut bilgi birikimini ülke geneline yayarak üretim kapasitesini çok daha geniş bir tabana taşıyacak.
Projenin en kritik unsurlarından biri de nitelikli insan kaynağı olacak. TEKNOFEST ve Deneyap gibi ulusal inisiyatiflerle gençlerin teknolojiyle erken yaşta buluşturulduğunu hatırlatan Bayraktar, yeni merkezlerin bu potansiyeli somut üretim ve geliştirme süreçlerine entegre edeceğini ifade etti. “Gençlerimize gerekli kitleri ve eğitim ortamını sunduğumuzda, bu süreç doğal bir gelişim gösteriyor,” diyerek Türkiye’nin bu alandaki yetişmiş insan gücüne olan güvenini vurguladı. Ülke genelinde halka açık olacak bu merkezler sayesinde gençler, doğrudan üretim süreçlerine dahil olabilecek, drone sistemlerini geliştirebilecek ve test edebilecek; böylece tabana yayılmış, canlı bir teknoloji ekosistemi oluşturulacak.
Bu stratejik hamlede en büyük merkez İstanbul’da konumlanırken, diğer illerde de daha küçük ölçekli ancak işlevsel üretim ve eğitim altyapıları inşa edilmesi hedefleniyor. Türkiye, bu devrimsel adımla sadece savunma sanayii kapasitesini güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda ulusal teknolojik bağımsızlığını ve stratejik direncini de en üst seviyeye taşıyacak.
BU VERİ SAVUNMAGÜNLÜĞÜ.COM YZ NEXTGEN 2.0 SİSTEMİ TARAFINDAN OLUŞTURULARAK ÖZGÜNLEŞTİRİLMİŞTİR!
