Baykar ve Leonardo, insanlı-insansız ekip çalışmasının (MUM-T) geleceğini şekillendirecek kritik bir adımı atmaya hazırlanıyor. İtalyan havacılık devi Leonardo, geçtiğimiz günlerde yaptığı duyuruyla, 2026 yılının ortalarında başlayacak gösterim testlerinde, kendi üretimi M-346 hafif taarruz uçağının Türk Baykar tarafından geliştirilen iki adet KIZILELMA insansız muharip uçağını kontrol edeceğini açıkladı. Bu yenilikçi yaklaşım, hava muharebesinin paradigmalarını kökten değiştirebilecek bir potansiyel taşıyor.
Leonardo CEO’su Roberto Cingolani tarafından 12 Mart tarihli endüstriyel sunumda detayları paylaşılan bu vizyon, altıncı nesil savaş uçaklarının gelişimini beklemeksizin mevcut platformlar üzerinden ileri seviye hava gücü konseptlerini hayata geçirmeyi hedefliyor. Planlanan testler, insanlı bir uçağın liderliğinde ölçeklenebilir bir insansız güç unsuruyla koordineli görev icra etme kabiliyetinin sahadaki ilk somut örneklerinden birini sunacak. 2026’nın ikinci yarısında gerçekleştirilecek bir sonraki test aşaması ise mevcut havacılık sistemleriyle geleceğin hava muharebesi doktrinleri arasında operasyonel ve endüstriyel bir köprü kurmayı amaçlıyor.
Bu devrim niteliğindeki konseptin merkezinde, M-346 ailesinin en yetkin versiyonu olan M-346F Block 20 hafif taarruz uçağı yer alıyor. Temel eğitim uçağı altyapısını korurken muharip kabiliyetlerle donatılmış bu konfigürasyon, pilot iş yükü yönetimi, gelişmiş taktik bağlantı ve çeşitli muharip görevler için etkili bir hava kontrol unsuru olma potansiyeli sunuyor. Çok modlu radar, kapsamlı savunma sistemleri paketi, taktik veri bağı, yedi harici istasyon ve geniş bir hava-hava ile hava-yer mühimmat yelpazesini kullanabilme kapasitesine ek olarak, Geniş Alan Ekranı, AESA radar, Link 16 ve elektronik karşı tedbir sistemleri gibi özelliklerle donatılmış M-346F Block 20, bu iş birliğinin insanlı omurgasını oluşturuyor.
İnsanlı platforma eşlik edecek insansız güç ise Baykar’ın gururu, jet motorlu insansız muharip uçak (MİUS) Bayraktar KIZILELMA. 1.5 ton faydalı yük kapasitesi, 8.5 ton azami kalkış ağırlığı, 0.6 Mach seyir hızı ve 0.9 Mach azami hız gibi etkileyici performans verilerine sahip olan KIZILELMA, 500 deniz mili muharebe yarıçapı ve 25.000 feet operasyon irtifasıyla dikkat çekiyor. İlk uçuşunu 14 Aralık 2022’de gerçekleştiren KIZILELMA, kol uçuşu, otonomi ve mühimmat entegrasyonu testlerinde önemli ilerlemeler kaydetti. En dikkat çekici başarılarından biri ise, geçtiğimiz Kasım ayında ASELSAN MURAD AESA Radarı’nı kullanarak TÜBİTAK-SAGE GÖKDOĞAN Görüş Ötesi Hava Hava Füzesi (BVRAAM) ile bir hava hedefini vurması oldu. Bu, dünyada bir insansız savaş uçağının AESA radar ve hava-hava füzesiyle ilk kez gerçekleştirdiği tarihi bir başarıydı.
M-346F ve KIZILELMA kombinasyonu, geniş bir görev yelpazesinde stratejik esneklik sunacak. Bu yapı sayesinde, insanlı uçak riskli muharebe bölgelerinin dışında konumlanırken, KIZILELMA’lar keşif, gözetleme, hedef tespiti ve taarruz gibi tehlikeli görevleri üstlenebilecek. Özellikle hava savunma sistemlerinin aşılması, zaman hassasiyetli hedeflere yönelik operasyonlar ve muharebe sonrası hasar tespit gibi kritik görevlerde bu iş birliği modeli, mürettebatlı platformların karşılaşacağı riskleri minimize ederek operasyonel etkinliği maksimize edecek.
Bu vizyonun endüstriyel temelini, Haziran 2025’te eşit ortaklıkla (yüzde 50-50) kurulan LBA Systems adlı ortak girişim oluşturuyor. Leonardo ve Baykar’ın güçlerini birleştirdiği bu yapı, insansız hava sistemlerinin tasarımı, geliştirilmesi, üretimi ve desteklenmesi süreçlerini yönetecek. Leonardo, elektronik sistemler ve sertifikasyon süreçlerindeki derin tecrübesini aktarırken, Baykar ise insansız platform geliştirme konusundaki öncü rolünü sürdürecek. LBA Systems, bu yenilikçi MUM-T konseptini küresel pazarda rekabetçi ve ihraç edilebilir bir sisteme dönüştürmeyi hedefliyor.
Geliştirilen bu model, NATO genelinde giderek artan iş birlikçi muharebe (collaborative combat) ihtiyacına yönelik somut bir çözüm olarak öne çıkıyor. Yüksek maliyetli ve karmaşık platformlara olan bağımlılığı azaltarak daha esnek, adaptif ve sürdürülebilir bir hava gücü yapısı oluşturma potansiyeli taşıyor. 2026’da gerçekleştirilecek testlerde, stabil kontrol, güvenli veri aktarımı ve görev etkinliğinin başarılı bir şekilde gösterilmesi, M-346F ve KIZILELMA kombinasyonunun NATO’nun gelecekteki hava muharebe stratejilerinin önemli bir parçası olmasının önünü açacak. Bu iş birliği, küresel savunma sanayiinde insanlı ve insansız sistemlerin entegrasyonunda yeni bir dönemi başlatma iddiasında.
